Ofiste masaj sart

Aslinda anlatacak cok sey olmasina ragmen, biraz once e-posta kutuma gelen “Google’da masaj bile varmis, vay be!” tarzi bir e-postanin uzerine taze taze yazayim. Surekli bilgisayar basinda olanlar icin super bir olay aslinda. Pazartesi gunu ofisin masajcisi Chris geldi. 20dk’lik omuz, bas ve boyun masaj seansindan aklimda sadece abinin yaninda getirdigi buna cok benzer masaj sandalyesi kaldi. Daha once hic gormedigim bu aletin alttaki kisimlarina dizlerimizi koydugumuzu goz onunde bulundurunca nasil oturuldugu konusunda fikir edineceginizi dusunuyorum. Yakin zamanda “Bu koltuktan bizim orada da var midir?” “Istanbul ofise de masajci gelir mi?” sorularina yanit arayacagim.

Etiketler: | |

Yemek.Nâme - Nisan Sayısı

Yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tıklayın

Sevgili Devletşah‘ın editörlüğünde Yemek.Nâme dergisi Işıl Işıl Menüler’de bu ay: Pinokyo Köfteler ve Muzlu Milkshake… Tarifleri ablamdan, fotoğrafları ise yine benden :)

Not: Bundan bir onceki yazimin da, aylik bir dergi olan, Yemek.Name hakkinda olmasi beni biraz dusundurdu acikcasi. Artik toparlanmam ve buraya Amsterdam fotograflarini koymam lazim :)

Etiketler: |

Yemek.Nâme - Mart Sayısı

Yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tıklayın

Sevgili Devletşah‘ın editörlüğünde Yemek.Nâme dergisi Işıl Işıl Menüler’de bu ay: Tavuk Suyuna Sebze Corbasi,  Zeytinyagli Vitamin Deposu ve Uc Renkli Pelte… Tarifleri ablamdan, fotoğrafları ise benden :)

Etiketler: | | | |

Genis dusakabin

Hollanda donusu oturmak icin evlere simdiden bakmaya basladim. Meshur bir sitenin 1+1 ‘lerinden birinin sahibini aradim. Evden, salondan, odalardan, aidattan falan bahsediyoruz. Banyoda kuvet olup olmadigini sorayim dedim. Dusakabin varmis, ama oyle dar olanlardan degilmis, genismis… Iki uc kisi rahat giriyormus. “Hmm, iyiymis.” diyip gulmeden konuyu degistirip telefonu kapattim.

Etiketler: |

Haftasonu Eğlencesi: Yıldız Parkı

Bu cumartesi İstanbul’da hava güzel olunca “çıkıp dolaşalım” motivasyonu ile Beşiktaş‘ta Çırağan Sarayı’nın karşısında bulunan Yıldız Parkı‘na gittik.


İçinde Malta Köşkü ve Çadır Köşkü bulunan parkta iki büyük havuz da bulunuyor.


Hayatımda ilk defa çizgi filmlerde ya da biblolardaki gibi bir uğurböceği gördüm. Kırmızı zemin üzerinde minik simetrik daireler ve kendisini hırkamın üzerinde fotoğrafladım ;)


Güneşli bir havada siz de gidin, havuzdaki fıskiyelerde gökkuşağını mutlaka görün.


P.S: Çadır Köşkü’nün bahçesindeki Beltur tarafından işletilen restoranda servisin gelmesini uzuun süre beklemeye hazır olun. Bu kısmı can sıkıcı.

Etiketler: |

Istanbul’da oglen arasi

Istanbul’un en bunaltici tarafinin trafik oldugundan bahsedip de bu kavrami size gostermemek olmazdi. Haftaici herhangi bir gunde, saat 08:00 sularinda asagidakiler gibi bir manzarayi sikintiyla seyrediyordum, ta ki alistigim radyolari tek tek hafizaya kaydedene kadar ;)


“Bilmem nerde su radyo yok, bu kanal cekmiyor inanabiliyor musun?” diyenlerle “O kanali dinlemesen olursun sanki” diye dalga gecen ben, tesadufen Radyo Mydonose‘a rastlayinca cocuklar gibi senlendim. Yani Istanbul’daki trafige bile alistim sanirim sonunda. Bu tasinma isinin bir guzelligi de Bilintur Catering‘in ozensiz ve uydurma yemeklerinden sonra arasindan secim yapmakta zorlandigim yemek cesitleri oldu. Ofisimin konumu sayesinde Ankara’da oglen aralarinda asla yeme firsatimin olmadigi seyleri burada bulabiliyorum. Bugunku ornek “Şiveydiz”…
Bilinen bir Antep yemegi olan Siveydiz, kusbasi dogranmis kuzu eti, taze sarimsak, taze sogan, nohut ve yogurttan yapiliyormus. Pirasa ile yapilan bir varyosyununu da duymama ragmen, henuz tatma firsatim olmadi. Yaninda taze sarimsakli yogurtlu dolma ile sumak eksisi de almistim ancak onlarin fotograflarini nedense begenmedim. Bir dahaki sefere…

Etiketler: | |

Yeni iş, yeni hayat, İstanbul’a gidiş…

Beni yakından tanıyanların bildiği üzere, 18 Şubat’tan itibaren İstanbul’da yaşamaya başladım. Kar, karla karışık çamur ve buz dolu geçen ilk günlerimi saymazsak, trafikten başka bir sıkıntı yok gibi. Hele ki yanlış yola sapılmışsa ve o yolda da trafik kazası varsa… “Trafik ne kadar yoğun olabilir ki?” sorusunu soran Ankaralı’lardan rahmetli Papa II. Jean Paul‘un Ankara’ya geldiği günü hatırlamalarını isteyeceğim.
İstanbul’u anlamaya çalışmakla geçen bir haftanın sonunda hem özlediklerimi görmek, hem de kalan bazı eşyalarımı almak için bu hafta sonu Ankara’daydım. Perşembeden sonra ısınan hava sayesinde İstanbul’da paltosuz gezerken, Ankara’da buz gibi esen rüzgarı hissedince Ankara’nın bu mevsimdeki havasını hiç özlemediğimi anladım.
Pazar günü, İstanbul’a dönme vakti gelince içimi hem bir hüzün hem de hafif bir heyecan kapladı. 7,5 yıldır yaşadığım evden ayrılmanın acısını o an hafifletecek tek şey İsmail’in Yeri Bolu Dağı Et Lokantası’ydı. Bu sefer de “yiyici” ancak önceki yazımdan farklı şekilde, tek kişilik bir ekip olarak yoldaydım. ;) Bir de o zamanlar 22 YTL olan kuzu etinin brüt kilogramının 25 YTL’ye çıkması var tabi…

Bana göre İsmail’in Yeri’nde pencere kenarında bir yer bulabiliyor olmak, hızlı ve nispeten daha kaliteli bir servis almak anlamına geliyor. Bunun iki sebebi var, birincisi saat itibariyle ortam kalabalık olmuyor, garsonun dikkatini çekmek için şekilden şekile girmenize gerek kalmıyor, ikincisi ise, pencere kenarındaki masalar genelde en az 4-6 kişilik olduğundan bir an önce yiyip mutlu bir şekilde oradan kalkmanız için servis elemanları ellerinden geleni yapıyor. ;)
Garsonun bana söylediğine göre bir kişi için brüt 500 gr. et “yeterli” oluyor, ancak tereyağı, bal ve yoğurt gibi yiyeceklere fazla ilgi göstermeyenler bence rahatlıkla 750 gr. et yiyebilirler. Hiç gözünüzde büyümesin.

Tas kebap, kuru fasulye, kuzu haşlama, kuzu kavurma, patlıcan kebap, rosto ve benzeri sulu yemeklerin de bulunduğu lokantada, en çok tüketilen çeşitlerin, herkesin tabağında mutlaka gördüğüm için, pirzola ve külbastı olduğunu düşünüyorum. Yemekten sonra, sürekli önümü kesen ve bana seslenen, sanırım, Topçu marka çikolatanın satış elemanına aldırmadan “Bolçi” marka çikolatamı aldım ve yeni hayatıma doğru yola koyuldum.
İstanbul’a gelişimi bu şekilde biraz da olsa renklendirmek istedim. Yoksa Ankara’da bıraktıklarımı düşününce içim sızlıyor.

Etiketler: | | | | |

Upgraded…

Bugün saat 10:00′da girdiğim bir toplantı odasından 12:15′te Yüksek Mühendis olarak çıktım ;)

Etiketler:

Yemek.Nâme - Şubat Sayısı

Yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tiklayin

Sevgili Devletsah‘in editörlügünde Yemek.Nâme dergisi Isil Isil Menüler’de bu ay: Karidesli Krep Rulosu, Café de Paris Soslu Antrikot, ve Beyaz Çikolatali ve Çilekli Sufle… Tarifleri ablamdan, fotograflari ise benden ;)

Etiketler: | |

Internet’ten çalıp çırpmıyoruz yalnız…

Bir yanda ntvmsnbc’den “Sinemanın unutulmaz kostümleri” diğer yanda TIME’dan “The Movies’ Best-Loved Costumes (Sinemanın en sevilen kostümleri)”.
Ben şimdi size ne diyeyim TIME? Hem fikri ntvmsnbc’den çalmışsınız, hem de altına detaylı detaylı filmin adını, oyuncuyu ve çekildiği yılı belirtmişsiniz. ntvmsnbc’deki arkadaşların alel acele 5 dakikada yaptığı bir iş için kimbilir ne kadar araştırma yapıp, uğraşmışsınız. Vaktinize yazık… Bir de yazmamışsınız fikri nereden aldığınızı ya da ben göremedim.

Not: isik.net, emek hırsızlarına lafları önceden hazırlar, sürekli el altında tutar.

Etiketler: |

Sonraki Sayfa »