Archive for October, 2007

Cumhuriyet Bayramı ve İstanbul – 2 : “Allahım Lütfen Beni Çok Ünlü Bir Sanatçı Yap.”

İkinci ve son “İstanbul’dan Fotoğraflar” serisi ile karşınızdayım ;-)
Sevgili babamın ortaokul yıllarının geçtiği ve hala aynı şekilde korunan (benim ilkokulu okuduğum bina bile artık yok) Kuzguncuk İlköğretim Okulu’nun bir penceresinden manzarayı görünce bazı insanların gerçekten şanslı olduğuna inandım. Kim bilir kaç çocuk, derste boğaza bakıp bakıp hayallere dalıyordur ;-)

Sonrasında Hıdiv Kasrı‘nın eşşiz güzellikteki bahçesi geliyor. Üçüncü fotoğraf ise, kasrın girişindeki avize.
Eminönü’nde dilleri dışarda “kelle”ler, İstiklal Caddesi’ndeki Paşabahçe‘nin merdivenlerinden bir detay, dillere destan kokoreci ve midye tavası ile Şampiyon Kokoreç ve yine İstiklal Caddesi üzerinde yolda rastladığım yeşil neondan “Allahım Lütfen Beni Çok Ünlü Bir Sanatçı Yap” tabelası.
Son olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Boğaziçi Köprüsü’nde düzenlenen göz kamaştırıcı 29 Ekim kutlamalarından beş kare…

Cumhuriyet Bayramı ve İstanbul

Öncelikle herkesin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum. Bu vatanı bizlere bırakanların, bu topraklarda huzur içinde yaşamamızı sağlayanların mekanı cennet olsun.
Bu yıla kadar senede bir, en fazla iki kez gittiğim İstanbul’a, ablamın evlenip oraya yerleşmesi ile, daha sık uğrar oldum ve her gidişimde, kalacağım günler sayılı olduğu için, her anımızı dolu dolu geçirmeye çalışıyoruz. Tabi her zaman olduğu gibi fotoğraf makinemi de sürekli yanımda taşıyorum.
Bu sefer, Kadıköy’ün Çarşısı’na ve Altıyol’una, Beylerbeyi’nin iskelesine ve tarihi sokaklarına, Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı ve Mercan’ın rengarenk vitrinleri ve tezgahlarına, vapurlarla adeta yarışan martıların insanlara yakınlığına, Sarıyer’in nefis böreğine ve saymayı unuttuğum onlarca detaya bayıldığım bir Cumhuriyet Bayramı haftası geçirdim. Gördüğüm güzelliklerden bazı kareleri sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Pozlamayı anlamak

Fotoğrafçılık ile biraz da olsa ilgilenmişseniz, pozlandırmayı belirleyen üç etkeni de mutlaka duymuşsunuzdur: filmin ışığa duyarlılığı (ISO), diyafram açıklığı (f) ve obtüratörün (örtücü) açık kalma süresi ya da “enstantane” (saniye).

Sevgili kuzen Dinç‘in bana gönderdiği bir siteyi sizinle paylaşmak istiyorum: Understanding Exposure – SimCam – Film and Digital Camera Simulator, yani Pozlamayı Anlamak – SimCam – Analog ve Dijital Fotoğraf Makinesi Simulatörü.

Yukarda bahsettiğim üç etkenin bir fotoğrafı nasıl değiştirebileceği ancak bu kadar güzel gösterilebilirdi. Diyaframın (aperture) alan derinliğine etkisinden, pozlama süresi (shutter speed) uzadıkça sarsıntıdan dolayı fotoğrafta gözlenen netsizliğe kadar her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. “Daha önce neden benim aklıma gelmedi?” diye sorduğum sayılı sitelerden biri olmuş.

Bayramınız Kutlu Olsun!

Herkese sevdikleri ile mutlu, sağlıklı ve huzurlu nice bayramlar dilerim.

Not: Fotoğrafta görülen ince ve uzun boyunlu gümüşten kap bir gülabdan*.

* isim, eskimiş(gülâbda:n) Farsça gul + ¥bd¥n
Gül suyu serpmek için kullanılan, ağzı emzikli, armut biçiminde küçük kap.

Nikbinlik

Güzel günler göreceğiz çocuklar,
güneşli günler
göre-
-ceğiz…
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar,
ışıklı maviliklere
süre-
-ceğiz…
Açtık mıydı hele bir
son vitesi,
adedi devir.
Motorun sesi.
Uuuuuuuy! çocuklar kim bilir
ne harikûlâdedir
160 kilometre giderken öpüşmesi…

Hani şimdi bize
cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır,
yalnız cumaları
yalnız pazarları.
Hani şimdi biz
bir peri masalı dinler gibi seyrederiz
ışıklı caddelerde mağazaları,
hani bunlar
77 katlı yekpare camdan mağazalardır.
Hani şimdi biz haykırırız
Cevap:
açılır kara kaplı kitap:
zindan…
Kayış kapar kolumuzu
kırılan kemik
kan.
Hani şimdi bizim soframıza
haftada bir et gelir.
Ve
çocuklarımız işten eve
sapsarı iskelet gelir.
Hani şimdi biz…
İnanın:
güzel günler göreceğiz çocuklar
güneşli günler
göre-
-ceğiz.
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar,
ışıklı maviliklere
süre-
-ceğiz…

Nazım Hikmet Ran

Bir türlü öğrenil(e)meyen dahi anlamındaki “de”nin yazılışı…

Bir sitede gördüğüm reklam…

Bende keşfedeyim? Kendimde neyi keşfedeceğim anlamadım… Sanırım “Sen de keşfet” yazmak istemişler. Bu kadar zor mudur bunu öğrenebilmek?

Dahi anlamındaki “de” ayrı yazılır!

TDK: Bağlaç Olan da, de’nin Yazılışı

Yemek.Nâme – Ekim Sayısı

Bayram tarifleriyle dopdolu yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tıklayın

Sevgili Devletşah’ın editörlüğünde Yemek.Nâme dergisinde bu ay: Türkmen Mantısı, tahinli börülce salatası ve şekerleme… Tarifleri ablamdan, fotoğrafları ise benden…

Trendsetter Dergisi’nde Bokkob ve Fotoğraflarım

Geçtiğimiz haftalardan birinde, ofisten arkadaşım Ali‘nin ( Bokkob ) Trendsetter Dergisi‘nde yayınlanacak röportaj için hem ofiste kullandığımız elektronik cihazlarla, hem de Bilkent kampüsünde çayır çimenler içinde bir kaç kare fotoğraf çekmiştim. Bu fotoğraflardan bazıları derginin Ekim sayısında!

Not: “Görseller: Ali ERGUN” yazan Trendsetter Dergisi çalışanlarından pek hoşlanmadım ve onlara laflar hazırladım.

Önemli düzeltme: Trendsetter Dergisi’nden sevgili Buket Baydar, fotoğrafları çeken kişinin kendisine bildirilmediğini belirtti. Hazırladığım lafları buradan Ali Ergun’a gönderiyor, Buket Hanım’a da selam ediyorum.