Archive for January, 2008

Internet’ten çalıp çırpmıyoruz yalnız…

Bir yanda ntvmsnbc’den “Sinemanın unutulmaz kostümleri” diğer yanda TIME’dan “The Movies’ Best-Loved Costumes (Sinemanın en sevilen kostümleri)”.
Ben şimdi size ne diyeyim TIME? Hem fikri ntvmsnbc’den çalmışsınız, hem de altına detaylı detaylı filmin adını, oyuncuyu ve çekildiği yılı belirtmişsiniz. ntvmsnbc’deki arkadaşların alel acele 5 dakikada yaptığı bir iş için kimbilir ne kadar araştırma yapıp, uğraşmışsınız. Vaktinize yazık… Bir de yazmamışsınız fikri nereden aldığınızı ya da ben göremedim.

Not: isik.net, emek hırsızlarına lafları önceden hazırlar, sürekli el altında tutar.

“Cabin crew cross check…”

En az bir defa uçağa binmiş ve dikkatli okurlarıma başlıktaki söz öbeği bir yerlerden tanıdık gelecektir. Uçak kalkışa geçmeden önce son düzlükteyken kabin amiri, o zor anlaşılan ve hafif mırıldanan metalik bir sesle “Cabin crew, slides armed and cross check. (Kabin ekibi, tahliye kaydıraklarını hazır konuma getirin, birbirinizi de kontrol edin.)“, indikten sonra da, “Cabin crew, slides disarmed and cross check. (Kabin ekibi, kaydıraklarla işimiz kalmadı, devreden çıkarabilirsiniz, birbirinizi de kontrol edin.)” der. Peki nedir bu tahliye kaydırakları ve bu kadar önemli bir şey neden otomatik yapılmıyor?

Şeffaf kapağın altında kaydırakların arm / disarm edildiği küçük kol, “Pull (Ziehen)” yazan kol ise, acil çıkışlarda kapıyı açmaya yarıyor.

Tahliye kaydırakları, FAA (Amerika kıtasındaki sivil havacılık idaresi) standartlarına göre kapıların yerden yaklaşık 1,8 metreden daha yüksek olduğu tüm sivil uçaklarda bulunmak zorundaymış. Bunun nedeni, acil bir durumda yolcunun uçaktan atlarken yaralanma ihtimali. FAA standartlarına göre tahliye kaydıraklarının acil durumlarda -53.9 ile 71.11 ºC arasındaki sıcaklıklarda ve 46 km/s hızla esen rüzgar altında kıvrılıp bükülmeden 6 saniyede açılması gerekiyormuş. Yolcu güvenliği açısından bu kadar önemli olan bu sistemin elle devreye sokulmasındaki temel amaç, “arızaya karşı güvenli” yani mümkün olduğunca mekanik olmasını sağlamak. Hatta bazı uçakların bazı kapıları sadece acil çıkış amaçlı tasarlandığı için daima “Slides Armed” konumda tutuluyormuş.
Kalkıştan hemen önce kabin amirinden gelen hatırlatma ile kabin görevlileri kaydırakları hazır konuma getiriyor. Acil bir durumda, kaydıraklar armed iken acil çıkış kolu kaldırıldığında/ çekildiğinde kapı kilidi açılıyormuş. Kapı bu konumdayken dışarı doğru ittirildiğinde, acil çıkış sistemi etkinleşiyor, kapıyı açıyor ve kaydırak otomatik olarak dışarı doğru şişmeye başlıyormuş. ( Bu kısmın hep -mış, -muş olarak kalması dileğiyle ;) )

Açılmış bir tahliye kaydırağı

İnişten hemen sonra ise kaydıraklar, havayolları şirketlerine hatrı sayılır bir masraf yaratan “kaydırakların yanlışlıkla açılması“nı engellemek için devre dışı bırakılıyormuş (disarm). Hatta bu problemin önüne geçmek için, kaydırakların aktif olduğunu sesle hatırlatan sistem bile kullanılmaya başlanmış. Uçağın kapıları dışarıdan açıldığında kaydırakları otomatik olarak devre dışı bırakan bir sistem bulunuyormuş.
Kabin amirinin sesini duyduğunuzda beni hatırlamanız dileği ile herkese acil çıkışsız, kaydıraksız, tahliyesiz yolculuklar dilerim ;)
Not: Kaydırağı arm/disarm eden kolu gösteren fotoğrafı bir IATA (Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği) sunumundan, Açılmış tahliye kaydırağı fotoğrafını ise Air&Space Smithsonian Magazine 2007 Ekim-Kasım sayısından aldım.

Not2: Değerli okuyucum “k.m” bu anonsu pilotun değil kabin amirinin yaptığını hatırlattı. gerekli düzeltmeyi yaptım, kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.

FM Vericili Mp3 Çalar

Son günlerde ucuzlayan fiyatlarıyla FM vericili mp3 çalar’lar ilgimi çekiyordu. Daha önce duymayanlar için şöyle özetleyeyim. 30-35 YTL’ye satılan, içine SD kart takıp (kendinden hafızalı olanlar ya da USB belleğinizi takabileceğiniz USB girişli modeller de var.) üzerinden 87,5 ile 108 Mhz arasında istediğiniz bir FM frekansını seçip, arabanın radyosundan mp3′lerinizi dinleyebileceğiniz bir alet. Dün akşama kadar bu kadar farklı markalar olduğunu (Aprotech, Digimax, Modacar, Piranha, Rexpo, Sunny, Teknonem) da bilmiyordum. Kuzenim Emin ile akşam Çukurambar’daki Mavi Bilgisayar‘a gittik. Daha önceden Hepsiburada‘dan okuduğum yorumların (bu aletlerin neredeyse tüm FM frekanslarının dolu olduğu büyük şehir merkezlerinde cızırtı yaptığını duymuştum) ışığında, sadece Teknonem markasına ait ürünlerin olduğu stand’ın önünde bekleyen görevliye “Bunların en güzeli hangisi? Hangisi cızırtı yapmıyor?” dedim. Satıcının “Abi, en güzeli bu, cızırtı yapmıyor, dijital göstergeli ve oynar başlıklı(ayarlanabilir gösterge açısından bahsediyor), isterseniz deneyelim?” teklifini kabul ederek, alete SD kartımı takıp, radyodan dinlemeye “çalıştık“. Resmen çalıştık çünkü önce sadece 88.1 Mhz’de en az cızırtıyı veren alet, bir iki dakika içinde orada da kabul edilemez bir gürültü seviyesi ile bizi selamladı. Mavi Bilgisayar’a gitmeden yolda boş olduğuna karar verdiğim 87.5 Mhz’de bile cızırtı barizdi. Hem de arabanın antenini de çıkartıp yaptığım denemelere rağmen. Satıcıya göre “araba durduğu için” cızırdıyordu. Üstüne üstlük, her kart ile de çalışmayan alet, benim kartımdaki üçüncü şarkıyı “Bilgi Hatası!” benzeri bir mesaj ile çalmayı reddetti. Satıcının “Abi, sizin karttaki şarkı bozuk?” şeklindeki sorusuna karşılık, başımı iki yana sallayarak kendisi ile aynı fikirde olmadığımı belirttim. Satıcıya yardımları ve ilgisi için teşekkür edip, bir ürün alırsak mutlaka kendisini bulacağımızı ifade ederek (satış üzerinden prim alıyorlarmış), yanından ayrıldık.

Not: Birileri Google’dan mp3, çalar, fm, verici gibi bir şeyler aratırsa, buradan bulsun. Özetle, henüz bu tür aletlerin işe yarar bir çözüm sunduklarını düşünmüyorum.

Ek 1: İngilizce Wikipedia’dan ilgili bağlantı

Yemek.Nâme – Ocak Sayısı

Yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tıklayın

Sevgili Devletşah‘ın editörlüğünde Yemek.Nâme dergisi Işıl Işıl Menüler’de bu ay: Balkabaklı Pilav, Balkabağı Püreli Dana ve Balkabaklı Cezerye … Tarifleri ablamdan, fotoğrafları ise bu kez Tamer Abim’den ;)

Karda kışta araba kullanmak

Dünden beri Ankara’da yoğun olmasa da kar yağışı ve 0′ın altında dereceler gözleniyor. Bundan dolayı, kaldırımda yürümenin zorlukları kadar arabayla da sorunlar yaşanıyor. Bu sabah ofise gelirken çektiğim sıkıntıların ışığında, ilk iş “karda araba” kelime grubunu Google’da arattım. Bulduğum en güzel sonuç olan ntvmsnbc’nin haberini sizinle paylaşmak, kendim de hep hatırlamak istiyorum. ntvmsnbc de bilgileri Kadir Acar’ın internet sitesinden aldığını belirtmiş ancak herhangi bir bağlantı verilmemiş. Kendi çabalarımla ilgili adresin bu olduğunu buldum. Buradan Kadir Acar’a teşekkür ederken, ntvmsnbc’yi kınıyor, ve sizinle bu bilgileri paylaşıyorum ;)

İYİ GÖRÜŞ
Görüş ne kadar iyiyse, güvenlik de o kadar yüksek olur. Yola çıkarken otomobilin camlarını kar birikintileri, buz ve buğulanmadan temizleyin ve asla çevreyi küçük bir delikten izlemeye kalkmayın. Hızlanmaya başladığınızda uçuşmaya başlayacak olan karın, arkanızdan gelen sürücülerin görüş açılarını olumsuz etkileyebileceğini düşünerek otomobilinizin tavanını da kar birikintilerinden temizleyin.

HAZIRLIKLI OLMAK
Çok kar yağan bölgeler için en iyi hazırlık mümkün olduğu kadar yeni kar lastiği kullanmaktır.

YOLA ÇIKIŞ
Mümkün oluduğu kadar rahat oturmaya ve asla kalın şeylerle direksiyona geçmemeye dikkat edin. Paltonuzu çıkarmadan direksiyona geçmenin hareketlerinizi oldukça kısıtlayacağını ve emniyet kemerinin koruyucu etkisini azaltacağını asla aklınızdan çıkarmayın. Motoru çalıştırdıktan sonra ısıtmak için beklemek yerine hemen yola çıkın. Bu sayede katalizörü daha hızlı ısıtarak daha çabuk devreye girmesini sağlarsınız ve motor yağının benzin buharı nedeniyle sıvılaşmasını önleyerek zararlı emisyon rakamlarının abartılı şekilde artmasını engelleyebilirsiniz. Yola çıktığınızda kalorifer sisteminin üfleçlerini maksimuma getirip tüm havayı ön cama yönlendirerek nefesinizden gelen nemli havanın yaratacağı buğulanmadan kurtulabilirsiniz. Camı hafifçe aralayarak hava sirkülasyonunu sağlayın.
Eğer arkadan itişli bir otomobil kullanıyorsanız bagajınıza koyacağınız birkaç kum torbası tekerleklerin daha iyi tutunmasını sağlayacaktır.

SÜRÜŞ STİLİ
Herkes bilse de bir kez daha tekrarlamanın kimseye bir zararı yok. Otomobilinizi daha dikkatli sürün, yani normal günlere göre daha yavaş ve öndeki araçlarla daha fazla takip mesafesi bırakarak kullanın. Fren mesafesinin uzayacağını asla aklınızdan çıkarmayın, abartılı hızlanma ve frenlerden mümkün olduğu kadar kaçının. Eğer aracınızda ABS varsa bunun faydalarını kullanın: Hafif hafif titremeye başlayan fren pedalı, lastiklerinizin tutunma potansiyelinin nerede olduğunu size gösterecektir. Eğer ABS yoksa bloke olmuş tekerleklerle asla yönlendirme yapılamayacağını aklınızdan çıkarmayın. Bu nedenle fren sonrasında araç kayarken engele uygun bir mesafe kala freni bırakın ve engeli bu şekilde aşmaya çalışın.
Yumuşak ve taze karda tam frenin duruş mesafesini kısaltacağını aklınızdan çıkarmayın. Çünkü bloke olan ön tekerlekler bir kürek gibi işlev görerek aracın önünde kar birikmesini sağlar. Bu durum ani fren yaptığınızda kısa sürede durmanızı sağlaması bakımından avantajlı da olsa daha sonra arabanın toplanan o kara saplanacağını ve çıkarmak için uğraşmanız gerekeceğini unutmayın.

RİZİKOLAR
Rüzgara açık yerlerde (açıklıklar, köprüler…) buzlanma riskinin artacağını ve yolu kaplayan kar tabakasının altında buzdan bir zemin olabileceğini asla aklınızdan çıkarmayın. Virajlara girerken hızınızı mümkün olduğu kadar düşürün ve direksiyonu mümkün olduğu kadar yavaş çevirin. Aracınızın tekerleklerini mümkün olduğu kadar homojen zeminde tutmaya özen gösterin.

KALKIŞ
Alışmış olduğunuz gibi birinci viteste kalkış yapın. Hafifçe patinaj yapan tekerlekler karı kazıyarak asfalta ulaşmayı sağlayabileceğinden kalkışınıza yardımcı bile olabilir. Arabanız hala kalkmıyorsa 2. viteste kalkmayı deneyin, yarım debriyajla azar azar gaz verin. Çoğu kişi ne kadar gaz verir, ne kadar yüksek devirde debriyajı bırakırsa aracın o kadar kolay kalkacağını sanır; ancak bu arabanın takıldığı yere oturmasından başka bir işe yaramaz. Eğer kaygan bir zeminde hareketsiz kaldıysanız birinci vites ve geri vites arasında hızlı geçişler yapıp gaza basarak kurtulmayı deneyin. Bu da yardımcı olmuyorsa çekişin olduğu tekerleklerin altına birşeyler koyun ve yakın çevresindeki karları mümkün olduğu kadar temizleyin.

YOKUŞLAR
Yokuş tırmanıyorsanız mümkün olduğu kadar hızlı girerek tekerlekler döndüğü sürece aracın hareket enerjisinden faydalanmaya çalışın, durmaya yakınken gaz verin. Eğer hiçbir şey işe yaramıyorsa geriye dönüp başka bir yol bulmaya çalışın! Uzun yoldan gitmek tek bir yokuşta birkaç saat geçirmekten her zaman için daha mantıklıdır.

ARKADAN İTİŞLİ OTOMOBİL
Eğer arkadan itişli bir otomobil kullanıyorsanız bagajınıza koyacağınız birkaç kum torbası tekerleklerin daha iyi tutunmasını sağlayacaktır. Kış için çivili lastik takanlar, eski lastiklerini bagaja yerleştirebilirler.

ÖNDEN ÇEKİŞLİ OTOMOBİL
Eğer otomobiliniz önden çekişliyse ve yokuş yukarı çıkmakta zorlanıyorsanız aracınızın yönünü değiştirin ve yokuşu geri geri çıkmayı deneyin. Tabii trafik buna müsaitse.

Not: Sevgili Kadir Acar, sitesinin arabalar bölümünde bir çok konuda ipuçları veriyor.